Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

Ekolojik Tarım Ar. ve Uyg. Merkezi

"Ekolojik Tarım Tanıtım II" Toplantısı Yapıldı-14.03.2019

EKOTAUM Müdürlüğü olarak 12 Mart 2019 tarihinde Ziraat Fakültesi Dekanlık Toplantı Salonunda Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörü sayın Prof. Dr. Niyazi Can’ın destekleriyle, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cafer Gençoğlan ve dekan yardımcıları Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Küsek ve aynı zamanda EKOTAUM Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Leyla İdikut, Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Korkmaz, Prof. Dr. İrfan Ersin Akıncı ve bölüm öğretim üyeleri ile Tarla Bitkileri Bölümü lisansüstü ve Bahçe Bitkileri Bölümü 2. Sınıf öğrencilerinin katılımıyla;

 

“KSÜ EKOTAUM Yönetmeliği; Merkezin amacı, MADDE 5 – (1) Merkezin amacı;  ekolojik tarımı tanıtmak, yaygınlaştırmak, araştırmalar yapmak ve bu alanda ilgili kesimler arasında işbirliğini geliştirmektir. Merkezin faaliyet alanları, MADDE 6 – (1) Merkezin faaliyet alanları şunlardır; a) Ekolojik tarım konusunda faaliyet gösteren kamu ve özel sektöre ait teknik elemanların bilgilerinin yenilenmesi ve geliştirilmesi amacıyla kısa ve uzun süreli eğitim programları düzenlemek,...” maddeleri uyarınca,

"Ekolojik Tarım Tanıtım II." toplantısı Sofrada Sıfır Artıkla Sağlıklı, Dengeli Beslenme ve Ekolojik Tarım” temasıyla gerçekleştirilmiştir. Açılış konuşmasını EKOTAUM Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Ali Rahmi KAYA yapmış, müteakiben EKOTAUM önceki müdürlerinden Prof. Dr. İrfan Ersin Akıncı ver EKOTAUM Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Leyla İdikut “Ekolojik Tarım” ile ilgili özellikle öğrencilerimizde algı oluşturmak üzere; Ekolojik Tarım”ın tanımı, kapsamı nedir, ekolojik tarımdan ne anlıyoruz, özellikle ilimizle ilgili örnekler verebilir miyiz? / Organik tarımla bu nüfusumuz nasıl doyacak? vb. hususlarda sunum yapmışlardır. Akabinde kahvaltı eşliğinde kaynaşma ortamı sağlanarak program neticelendirilmiştir...







“EKOLOJİK TARIM II” TOPLANTISI (12 Mart 2019)

“SOFRADA SIFIR ARTIKLA SAĞLIKLI, DENGELİ BESLENME VE EKOLOJİK TARIM”

PROGRAM AÇILIŞ KONUŞMASI

Sayın dekanım, dekan yardımcılarım,

Sayın Bahçe Bitkileri Bölüm başkanım, bölüm hocalarım,

Bugünkü programımızın tertip edeni, sponsoru, Bahçe Bitkileri Bölümü 2. Sınıfının Ziraat Mühendisi olma yolundaki sevgili öğrenciler,

Hepinizi saygı ve sevgiyle selâmlıyor, EKOTAUM (Ekolojik Tarım Araştırma ve Uygulama Merkezi) Müdürülüğü olarak;

"Ekolojik Tarım Tanıtım Toplantısı”’nın ikincisi düzenlediğimiz ve “Sofrada Sıfır Artıkla Sağlıklı, Dengeli Beslenme ve Ekolojik Tarım” temalı programımıza hoşgeldiniz diyorum.

 

Kısa adı EKOTAUM olan KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ EKOLOJİK TARIM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ de elbette benzer kaygılarla resmi gazetenin 1 Haziran 2010 tarih ve 27598 sayılı kararıyla kuruldu. Merkezin amacı; ekolojik tarımı tanıtmak, yaygınlaştırmak, araştırmalar yapmak ve bu alanda, ilgili kesimler arasında işbirliğini geliştirmektir.

Bu arada daha önce EKOTUM Müdürü olarak ta görev yapmış olan Prof. Dr. İrfan Ersin Akıncı ve Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Küsek hocalarımıza da hizmetlerinden dolayı teşekkürlerimi sunmayı bir borç bilirim.

Bahçe Bitkileri Bölümü 2. sınıf öğrencilerimize verdiğim “Tarla Bitkileri” dersimizde sağlıklı giyinme ve beslenmeden bahisle sağlıklı ve dengeli beslenmeliyiz algısını oluşturmaya çalıştık.

Verdiğimiz mesajlarda Ne Yapmalıyız sorusuna elbette cevaplar da aramaktayız;

 

Evet, sevgili öğrenciler...,

NE YAPMALIYIZ?

Bugünden itibaren daima ayarını doğru yola göre kontrol ve teftiş edip düzenleyeceğiniz, kişisel hayat planımızı yapalım.

Analitik ve kritik düşünmeyi öğreten kitaplar alalım ve anlayarak okuyup, günlük hayatımızda tatbik edelim.

Zira sizler bizim en önemli yatırım aracımızsınız. Sizlerin en mükemmel şekilde eğitilmeleri için uğraşmak bizlerin görevidir.

Doğal beslenme uzmanları olalım.

Yiyecek ve içeçeklerimizin içindeki katkı maddelerini çok iyi araştıralım.

Sivil savunma uzmanları olalım.

Kesintisiz ve sağlıklı iletişim yolları üzerinde araştırmalar yapalım.

Kendimizi, genç ya da ihtiyar, kadın ve erkek ayırımı yapmadan, suni mazeretler üretmeden her gün, her an eğitelim ve sürekli geliştirelim.

 

Evet, EKOLOJİK TARIM deyince ne aklımıza geliyor;

Almanca ve Kuzey Avrupa dillerinde ''ekolojik tarım'' , Fransızca, İtalyanca, İspanyolcada ''biyolojik tarım'' , İngilizcede ''organik tarım'' , Türkiye'de ise ''ekolojik veya organik tarım'' olarak kullanılıyor. Ekolojik tarım en genel tanımı ile üretimde kimyasal girdi kullanmadan, her aşaması kontrollü ve sertifikalı tarımsal üretim biçimi anlamına geliyor. Organik tarım, eko sistemde hatalı uygulamalar sonucu kaybolan doğal dengeyi yeniden kurmaya yönelik, insana ve çevreye dost üretim sistemlerini içeriyor.

Ekolojik tarım, sanıldığının aksine bir ürünün ekim veya dikiminden sonra hiçbir uygulama yapılmadan kendi haline terk edilmesi veya eskimiş bir işletmecilik şekline dönüş değildir. Ekolojik tarım, tarımsal üretimde kullanılan ilaç, gübre gibi sentetik kimyasalların olumsuz etkilerinin insan ve toplum sağlığı üzerindeki zararları artarak kendini hissettirmeye başlaması ile ortaya çıkmıştır. Tüm bu olumsuz etkilerin ortadan kaldırılması amacıyla sentetik kimyasal gübre ve tarımsal savaş ilaçlarının hiç ya da mümkün olduğu kadar az kullanılması, bunların yerini aynı görevi yapan organik gübre ve biyolojik savaş yöntemlerinin alması temeline dayanan ''ekolojik tarım sistemi'' geliştirilmiştir.

İnsan sağlığına ve çevreye zarar vermeyen, üretimden tüketime kadar her aşaması kontrollü ve sertifikalı olarak gerçekleştirilen uygulamalar "ekolojik tarım" olarak değerlendiriliyor. Bu uygulamada ürün yetiştirilmesi, toplanması, hasat, kesim, işleme, tasnif, ambalajlama, etiketleme, muhafaza, depolama, taşıma ile ürünün tüketiciye ulaşmasına kadar olan diğer tüm işlemlerde, kimyasal madde veya tarım ilacı kullanılmıyor. Her geçen gün artan organik ürünlere talep, bu alanda tarım ürünleri çeşidinin ve miktarının artmasında etkili olmakta.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, dünyada 1999 yılında 15.2 milyar dolar olan organik pazar büyüklüğünün 2011 yılına kadar 4 katından fazla artarak 2011 yılında 62.9 milyar dolara çıktığını, 2016 yılında ise 89,7 milyar dolara çıktığını bildirmekte. “2016 yılında 89,7 milyar dolara çıkan organik ürün pazarında ABD 43,1 milyar dolarla ilk sırayı alırken, bu ülkeyi 10,5 milyar dolarla Almanya, 7,5 milyar dolarla Fransa takip etti. Ülkemizde organik ürün ihracat değeri kayıtlı verilere göre 79 milyon dolar görünse de sektör temsilcileri ihracat değerinin yaklaşık 500 milyon doları bulduğunu belirtiyorlar. Organik üründe ham üründen çok işlenmiş ürünlerin ticaret hacmi sürekli genişliyor” ifadelerini kulanmakta.

 

Evet,

GDO’ya karşı organik tarıma daha çok önem verilmesi gerektiği şeklinde söylemlerin arttığı bir zamandayız...

İnsanımız kurt ve böceğin dahi yaşayamadığı ürünleri tüketmek istemiyor...,

 

Bu noktada aklımıza; yoğun kimyasal ve sentetik girdilerin kullanıldığı tarım şeklinin alternatifi olarak, Türkiye topraklarının az kirlenmişliğinin ve iklim çeşitliliğinin, ekolojik tarım için büyük avantaj oluşturduğu gelmekte.

Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Babaoğlu’nun da ifade ettiği üzere; “..... organik tarımın toprak, su kaynakları ve havayı kirletmeyen kırsal kalkınma modelinin en önemli parçalarından olduğunu, Konya merkezli olarak tarım yapılmayan 1 milyon hektardan fazla boş alanda organik tarıma geçilebileceğini” söyleyebiliriz.

Ancak derslerimizde sürekli ifade ettiğimiz; özellikle miras yoluyla parçalanan araziler tarım alanlarımızı küçültmekte. Küçülen bu alanlarda üretim yapan çiftçiler, daha fazla kazanmak için kimyasal gübre ve ilaç kullanıp toprağı kirletmekte. Ekolojik tarım açısından bakacak olursak, böylece Türkiye organik tarımda istediği ilerlemeyi sağlayamamakta.

Hâlbuki, tarımda kullanılan kimyasal gübreler bitkileri hızlı ve yoğun bir biçimde besledikleri için sonrasında toprakta organik atık kalmadığından faydalı mikroorganizmalar o toprakta hayat bulamamakta, kimyasal gübreler üretilirken sadece bitkiler düşünüldüğü için toprak göz ardı edilmekte, sağlıksız hale gelen toprakta büyüyen bitki de aslında sağlıklı olamamakta.

Demek ki, organik fakiri toprağımızla yüzleşmek zorunda olduğumuz ülkesel bir gerçek...

Kıymetli hazirun, işte bizler de öğrenci arkadaşlarımızla bu güzel dileklerimizi bir etkinliğe dönüştürelim dedik. Etkinliğimizin temasını da

Sofrada Sıfır Artıkla Sağlıklı, Dengeli Beslenme ve Organik Tarım” olarak belirledik.

İşte bu noktada herhalde sözü Prof. Dr. İrfan Ersin Akıncı hocamıza ve akabinde de EKOTAUM yönetim kurulu üyemiz olan Prof. Dr. Leyla İDİKUT hocamıza vermemiz gerekiyor.

Bizlere “Ekolojik Tarım”ın tanımı, kapsamı nedir, ekolojik tarımdan ne anlıyoruz, özellikle ilimizle ilgili örnekler verebilir miyiz? / Organik tarımla bu nüfusumuz nasıl doyacak? vb. hususların cevabını arayacağız.

Tekraren davetimize icabetinizden dolayı Bahçe Bitkileri 2. Sınıf öğrencilerim, Araştırma Merkezimiz ve şahsım adına; başta desteklerini bizden esirgemeyen sayın rektörümüz Prof. Dr. Niyaci Can hocamıza, yer tahsisi hususunda yardımlarını esirgemeyen, dekanlıkla ilgili taleplerimizi anında değerlendiren sayın dekanımız olmak üzere, dekan yardımcılarımıza, etkinliğin düzenlenmesine desteklerini veren bahçe bitkileri bölüm başkanımıza, siz değerli hocalarımıza şükranlarımı sunar, emeği geçen hizmetli ve öğrencilerime teşekkür eder, hepinizi saygıyla selamlarım...

12 Mart 2019 Salı

 

Dr. Öğr. Üyesi Ali Rahmi KAYA

EKOTAUM Müdürü